2011 Tulip Festival - Turkish Weekend PHOTOS

September 18th, 2011

17-18 September 2011

Türkiye ve Türk kültürü Türk Lale Festivalinde tanıtıldı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Çokkültürlü Lale Töreni yapıldı
Festivale Çokkültürlülük Bakanı Nicholas Kotsiras, Türkiye Cumhuriyeti Melburn Başkonsolosu Aydın Nurhan, Amerikan Başkonsolosu Frank Urbancic, Çin Başkonsolosu Shi Weiqiang, Malezya Başkonsolosu Mohammad Rameez Yahaya, Yunan Başkonsolosu Elenie Lianidou, Polonya Fahri Konsolosu George Luk, Viktorya Etnik Toplum Konseyi Başkanı Sam Afra, Viktorya Çokkültürlülük İlişkileri ve Vatandaşlık Ofisi Müdürü Hakan Akyol, Commonwealth Bankası Genel Müdürü Hüseyin Mustafa, Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu Komiserleri Chidambaram Srinisvasan ve Jenny Matic, Eyalet Kütüphanesi Müdürü Michael van Leeuwen, Melburn Havaalanı Müdürü Carl Jones, Kore Gazileri derneği Başkanı Vic Dey, Milletvekilleri, akademisyenler, bürokratlar, politikacılar, resmi ve özel kuruluş temsilcileri olmak üzere birçok önemli davetli katıldı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

“Celebrating the Origin of the Tulip” sloganı altında yapılan Lale Töreni açılışını Kiribati Cumhuriyeti’nden Toplum temsilcisi Emeretta Cross yaptı.

Tulip Festival 2011

Emeretta Cross daha sonra Aborjin Toplumu’nun saygın yaşlılarından, Wurundjeri Tribe Land & Compensation Cultural Heritage Konsey Başkanı Doreen Garvey Wandin’i “Avustralya’ya Hoşgeldin Türk Lale Festivali” kutlaması yapmak üzere sahneye davet etti.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Akrobat gösterileri ile sahne alan Etopyalı sirkçi Wubi’nin ardından T.C. Melburn Başkonsolosu Dr. Aydın Nurhan sahneye davet edildi. Başkonsolos Nurhan, ziyaretçilere lalenin geçmişi, Hollanda’ya seyahati, Türkiye’ye geri dönüşü ve Avustralya’da iki ülke insanlarının ortak lale festivali kutlaması gibi konularda konuştuktan sonra Avustralya Türk Kültür Platformu’ndan gelecek yıllarda Türkiye; Yunanistan, Balkan Ülkeleri, Azerbeycan gibi bazı ülkelerden getirilecek aşçılarla bir yemek festivali organizesi yapmaları önerisinde bulundu. Başkonsolos Nurhan’ın Yunan Başkonsolosu Elenie Lianidou’a arkadaşım diye hitap etmesi takdir aldı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Bu yıl ki festival, 2 Ağustos 2011 tarihinde kaybettiğimiz, Türk dostu, “Kıbrıs’da Aşk ve Ölüm” ve “Kore Gülü” kitaplarının yazarı, T.C. Dışişleri Bakanlığı şeref madalyası sahibi Yazar Harry Blackley’e adandı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Törende bir konuşma yapan Çokkültürlülük Bakanı Nicholas Kotsiras ise konusmasına Avustralya Türk Kültür Platformu’nun Lale Festivali başarısını kutlayarak başladı. Bakan Kotsiras, Avustralya Türk Toplumu’na farklı toplumlarla bir araya gelerek etkinlikler yapılması durumunda bu tür bir etkinliğe yardımlarının oldukça fazla olabileceği duyurusunda bulundu.

Tulip Festival 2011

Festivalin ilk gününde bir konuşma yapan Avustralya Türk Kültür Platformu Başkanı Hilkat Özgün, “Altı aylık yoğun bir hazırlık çalışması sonucunda gerçekleştirdiğimiz 7. Türk Lale Festivali Haftasonu’nun gururunu yaşıyoruz. Türk Kültür Platformu olarak ülkemizi Avustralya’da böylesine başarılı bir etkinlikle temsil etmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Onbinlerce kişiye ülkemizin tarihini ve kültürünü tanıtma imkanı veren, kültürler arası bir köprü oluşturan, 7. Türk Lale Festivali’nin Avustralya’da yaşayan Türk Toplumunun diğer toplumlarla daha da kaynaşmasına vesile olduğuna inanıyoruz” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Avustralya Türk Kültür Platformu öncülüğünde yapılan Lale Festivali başarısını telefonla kutladı.

Tulip Festival 2011

Festival sponsorlarından Commonwealth Bankası Genel Müdürü  Hüseyin Mustafa konuşmasında Lale Festivali’ni ve diğer Türk etkiniklerini desteklemekten duydukları mutluluğu dile getirdi.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Mehter Yürüyüşü izleyenleri büyüledi!
Avustralya’nın Melburn şehrinde faaliyetlerini sürdüren Avustralya Mehter Takımı´nın lale bahçesinde ‘mehter yürüyüşü’ izleyenleri büyüledi. Yürüyüş vatandaşlarımız ve turistler tarafından ilgiyle izlenirken Mehteran gösterisi özellikle turistlerin  ilgi odağı oldu.  Böylece Avustralya Türk Kültür Platformu, Mehter Takımı ve marşlarıyla  ve dünyadaki en eski “askeri müzik” olan mehter marşlarını yabancılara, en güzel ortamda tanıtmış oldular.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

7. Türk Lale Festivali kapsamında, geleneksel sanatlarımız olan ebru, hat, tezhip ve minyatür sanatları her biri kendi dalında haklı bir saygınlığa sahip olan sanatçılarımız, Esengül İnalpulat, Dr. Nur Demirbilek, Dr. Süleyman Berk ve Gülay Pelin tarafından festival ziyaretçilerine başarıyla tanıtıldı. Ebru Sanatçısı Esengül İnalpulat ve Hat Sanatçısı Dr. Süleyman Berk, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğinde festivale Türkiye’den gelerek katıldılar.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011
Elenie Lianidou, Nicholas Kotsiras & Hüseyin Mustafa

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tören sonrasında, davetlilere Adana kebabdan baklavaya, hamsiden gözlemeye kadar Türk mutfağına ait değişik lezzetteki yiyecekler sunuldu. Avustralya Türk Kültür Platformu tören sonrasında tüm davetlilere lokum hediye etti.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Festivalde Türk kadınlarımız kendi el işlerini sergileme ve satma olanağı yaşadılar.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Festivalin bir başka ilgi odağı ise, sempatik tavırları ile herkesi kendine hayran bırakan, hayatını Türk kültürünü tanıtmaya adamış Şerbetçi Mehmet Balıkel oldu. Şapkasında Türk, Avustralya ve Kıbrıs bayrağı taşıyan Mehmet Balıkel, iki gün boyunca, ağır şerbet güğümünü sırtından indirmedi.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Festival, Viktorya Eyaleti’nde  yaşayan ve diğer ülkelerden turlarla gelerek lale bahçelerini ziyaret eden ziyaretçilere kültürümüzü, sanatımızı, müziğimizi, mutfağımızı, tarihimizi ve geleneklerimizi duyurmak açısından önemli rol oynadı. Kurulan standlarda Türk kültüründen örnekler başarı ile sergilendi. Türkiye’yi hissetmek isteyenler Lale Festivali’ni kaçırmadı. Türkiye tanıtım çadırını ziyaret eden birçok Türk ve yabancı toplum üyeleri Türkiye broşürlerini alarak Türkiye’ye seyahat konusunda bilgi edindiler.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Türklerin yoğun olarak yaşadığı Viktorya Eyaleti’nin Melburn şehrinde 7’ncisi yapılan Türk Lale Festivali yoğun bir katılımla gerçekleşti. Viktorya Eyaleti’nde Yaşayan Türk Toplumu anlamlı ve tarihi bir gün yaşadı. Festival Türkiye ve Türk kültüründen farklı renkler, eşşiz sesler ve esintiler getirdi.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011
Gazi PHOTO ‘ya teşekkürler…

Tulip Festival 2011

Festival bahçesine yerleştirilen Nasrettin Hoca afişleri ve fıkraları bir çok yabancı ziyaretçinin ilgi odağı oldu. Melburn’da yaşayan Hüseyin Küçükali, Nasreddin Hoca kostümüyle festival alanında dolaşarak ziyaretçilere bilgi verdi. Fotoğrafçıların ilgi odağı olan Hüseyin Küçükali, fıkralar anlatarak Nasreddin Hoca’yı Avustralya’da yaşattı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Lale Festivali, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Tanıtma Fonu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu, Commonwealth Bankası -  Küçük İşletmeler Genel Müdürlüğü,  Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu ve Tesselaar Ailesi sponsorluğunda yapıldı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Festivalde yer alan dev çadır ve diğer çadırlar, Türkiye ve Türk Kültüründen tanıtımların yer aldığı posterler, afişler, geleneksel Türk kıyafeti giydirilmiş mankenler, Türkiye damgalı balonlarla süslendi. Bu sene festivalde Türk kültürünün önemli değerlerinden biri olan Nasreddin Hoca’nın tanıtımına geniş yer verildi. 

 Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Rekor sayıda ziyaretçinin katıldığı festivalde sahne alan müzik grupları eşsiz bir şölen sundular. Cumartesi ve Pazar sabah 10’dan akşam 5’e kadar devam eden festivalde Türk müziğinin her ceşidi başarıyla sahne aldı. Grup Ezgi, Grup İstanbul, Grup Anadolu (Muzaffer Piliç ve Çağlayan), Grup Rumeli, Solo Porque (Eser ve Demircan), Zevku Seda Türk Müziği Korosu ve Sanatçı Özden Işıkser ve DJ Akın ülkemizin müziğini başarılı bir şekilde tanıtarak izleyenleri çoşturdular. Festivalde 7’den 70’e herkes Türk müziği ile coştu. Gün boyu halayların çekildiği festivalde yabancıların Türklerle el ele halay çekmesi güzel görüntülere sahne oldu.  Kalabalık bir ekip, hareketli danslarıyla sahne alan Ekol Sanat Okulu dansçıları Türkiye’nin her bir yöresinden danslarıyla izleyicileri büyülediler. Viktorya Karadeniz Türk Kültür Dernegi’nin folklor ekibi ise iki farklı gurup, renkli kostümler ve kıvrak danslarıyla izleyicileri coşturdular. Karadeniz Ekibi’nin çocuklar grubu sempatik görünüşleri ile festival ziyaretçilerinin ilgi odağı oldu. Festival, Melburn’da yeni müzik gruplarının oluşmasına vesile oldu.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Her yıl büyüyen ve gelişen festival, ülkemizin tanıtımını etkin ve etkili bir biçimde yaptı. Festival ayrıca, Victorya Eyaletin’de yaşayan 245 ayrı kültürün Türk kültürünü tanımasında önemli bir köprü görevi gördü. Türk kültürü, yemekleri, ve zenginliklerinin tanıtıldığı festivale katılanlar, Türkiye ve Türk insanını çok sevdi.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Bu sene festivalin gençler tarafından yürütülmesi gözlerden kaçmadı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Çocuklar için organize edilen Mini Kültür Çadırı’nda çocuklar uygulamalı olarak hem kültürümüzü öğrendiler hem de eğlendiler. Çocuklar hem öğrenip hem eğlenirken aileleri diğer etkinlikleri rahatça izlediler.

Tulip Festival 2011

Türk yemeklerinden şark köşesine, halk oyunlarından Türk kahvesi standına kadar Türk kültürüne ait çeşitli motiflein yer aldığı festivalin en çok ilgi çeken etkinliği ise Japon Toplum gönüllülerinin origami kağıtlarından yaparak festival ziyaretçilerine armağan ettikleri laleler oldu.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Otantik Türk yemekleri gözleri önünde pişirilen ziyaretçiler, Gözleme, Kebap, Baklava,  Lokma ve  Hamsi’ye yoğun ilgi gösterirken, Şark köşesinde Türk kahvesi içme ve fal baktırma keyfi yaşadılar.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Avustralya Türk Kültür Platformu tarafından, Tesselaar Lale bahçelerinde düzenlenen festivale bu yıl 30 bin kişi katıldı. Türk Bayrakları Tesselaar Lale Bahçelerinde gururla dalgalandı. Oldukça renkli görüntülere sahne olan bahçede yaklaşık 1.5 milyon rengarenk lale yer aldı.

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Tulip Festival 2011

Discover Turkey in Victoria

August 1st, 2011

Tesselaar Tulip Festival - Turkish Weekend
Celebrating the Origin of the Tulip

Saturday and Sunday, 17 - 18 September 2011
10am to 5pm each day 357 Monbulk Road, Silvan

2011 Tulip Festival
Tulip Festival 2011
Many people don’t realise the tulip originated in Turkey. Turkey hosted the world’s first Tulip Festival more than 400 years ago, the love for the Tulip and the tradition is still strong in Victoria today.

The Tesselaar Tulip Festival’s Turkish Weekend is a showcase of Turkish culture. With more than 100 performers, it is a colourful and exciting weekend.

This year’s Festival will once again feature demonstrations of art, dance, music and gourmet food, where Victorians will get the opportunity to celebrate, learn, and savour Turkish hospitality, culture, heritage and cuisine.

Without leaving the comfort of Tesselaar Gardens, visitors will vividly experience Turkey.

When you arrive at Tesselaar Gardens, you will find thousands of visitors browsing through over many Festival booths and enjoying the festival’s events on daily basis. At the festival you will be able to:

·    Enjoy the traditional and modern Turkish couture and textiles, memorable performances of Turkish folk dances and authentic Turkish music.

·    Bring your cameras and capture photos or video of the mighty Mehter Military Marching Band. Reputed to be the oldest military march band in the word, this colourful spectacle will remain with you forever.

·    Watch the artistic demonstrations of paper marbling, calligraphy, illuminations, ceramic art, and more;

·    Shop for hand-made Iznik ceramics, Turkish rugs, throws, bags, decorative pillows, traditional jewellery, handicrafts, and more;

·    Enjoy the aromas and tastes of rich Traditional Turkish cuisine including Gozleme, meat dishes, desserts, baklava, Turkish delight, apricots, hazelnuts, figs, and much more;

·    Sip a cup of Turkish coffee

·    Let your kids enjoy all sorts of activities

Don’t miss out on the opportunity to savour Turkish culture and cuisine, so mark your calendars today!

Supported by the Promotion Fund of the Turkish Prime Ministry, Victorian Multicultural Commission, Mr. Huss Mustafa, Commonwealth Bank – Local Business Banking and the Australian Multicultural Foundation.

Proudly presented by the Australian Turkish Cultural Platform (ATCP) in conjunction with the Tesselaar Family.

2011 Türk Lale Festivali 17 - 18 Eylül’de

Baharın habercisi açan çiçektir. Melburn’da baharın müjdecisi ise Lale Festivalidir.

Haftasonu açık hava kültür şenlikleri şeklinde düzenlenen Türk Lale Festivali bu yıl 17-18 Eylül 2011 tarihlerinde “Turkish Weekend - Celebrating the Origin of the Tulip” teması altında Tesselaar Lale Bahçelerinde yapılacak ve böylece Melburn’da 7’inci Türk Lale Festivali gerçekleştirilecektir. Avustralya Türk Kültür Platformu tarafından düzenlenen festival, iki gün süresince Türkiye’den farklı renkler, sesler ve esintiler sunacaktır.

Tulip Festival - Turkish Weekend 2010 Photos

September 20th, 2010

Tulip Fest Sponsors

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Festival 2010

Tulip Fest Sponsors

Melburn’da Lale Festivali Coşkusu

September 19th, 2010

Lale Festivali 2010 Read the rest of this entry »

Tesselaar Tulip Festival - Turkish Weekend

August 30th, 2010

September 18th-19th
10am until 5pm

357 Monbulk Rd, Silvan VIC (Melways Map 123B5)

Tulip Fest Sponsors

2010 Tulip Festival Poster
Tulip Fest Sponsors

Dr Munevver Ucer

Discover the origin of the Tulip

Turkey hosted the world’s first Tulip Festival more than 400 years ago, the love for the Tulip and the tradition is still strong in Victoria today. With more than 100 performers this weekend is a showcase of Turkish culture, a colourful and exciting weekend. Entertainment includes Turkish Folk Dancers and Musicians, Turkish Marbling, Calligraphy and Illumination Art Workshops, Coffee Cup Reading, delicious foods and more!

Entertainment

Group Ezgi - Turkish Folk Music,
Mozaiq - Turkish Band,
Ozden Isikser & Zevk-u Seda Turkish Classical Music Group
Solo Porque
Çağlayan & Tamer
Bulkan-Savun Evcimen, Ney Player
Victorian Black Sea Turkish Cultural Association - Music, dance and costume from North East Turkey.
more to be announced.

Workshops

Turkish Marbling by Esengül İnalpulat
Calligraphy by Dr Süleyman Berk & Mr. Ahmet Depeler
Turkish Illumination Art by Dr. Münevver Üçer
Turkish Miniature Art by Gülay Pelin
Turkey promotion by Vision Tours

Stalls

Turkish marbling, calligraphy, miniature and illumination arts, Turkish historical display, Association of New Elderly (Japanese origami making), kid’s face painting, Henna tattoo, Turkish jewellery, Turkish ceramics and rugs from Turkish Magic, selection of Turkish artefacts from Northern Turkish Women’s Association, Western Thrace Women’s Cultural Group, Collingwood Turkish Women’s Cultural Group and more to be announced.

Food

Traditional Turkish  Gozleme, Turkish Tea and Simit, Shish Kebab, Adana Kebab, Corn on the cob, Turkish Coffee, Turkish Delight, Baklava…more to be announced.

Why a Turkish Weekend?

The tulip originated and was first cultivated in Turkey over 400 years ago. The flower gained importance in Turkish society, their form was championed by the Sultan’s.
The very first Tulip Festivals were celebrated in Turkey in the 1700’s during a time known as Lalè Devri (Tulip Era) it was at this time that the Tulip was the symbol of the Royal Court.

The original Tulip Festival were celebrated at the Sultan’s Palace which was decorated with thousands of tulips. Guests dressed so their clothes matched the many colours of the beautiful tulips. Mirrors were placed throughout the Royal gardens so light was reflected and the tulips seemed endless. Crystal bowls of coloured water were placed throughout the gardens to compliment the colour of the flowers. Songbirds hung from cages and musicians played throughout the gardens to provide the perfect atmosphere. At night candles were lit in crystal lanterns and placed throughout the gardens and cast an enchanting light across the flowers, candles were placed on the backs of tortoises to further increase the gala of the show, their slow wanderings illuminating the blooms in a capricious display.

Tulip motifs were and still are used prominently throughout Turkey in artistic words such as painting, tapestry, tiles, poetry and clothing.

Today the Tulip is still a important flower and symbol in Turkey.

To learn more about please visit Tesselaar Tulip Festival web page.

Dr Munevver Ucer

Melbourne Airport Supports the Tulip Festival

August 23rd, 2010

Melbourne Airport – a world class facility and ideal operating environment for airlines to build their Australian operation

Melbourne Airport

Melbourne Airport provides a world-class, 24-hour per day curfew-free gateway to Melbourne and South-Eastern Australia, serving almost 25 million passengers per annum (5.6 international and 20.6 million domestic passengers).

Melbourne offers its airlines significant operational benefits, cost advantages and outstanding customer service. Amongst the many benefits, Melbourne offers a single terminal precinct for domestic and international passengers, a strong domestic network and excellent access from major and regional highways with only a 20-minute journey to the Melbourne CBD.

Melbourne also boasts the lowest cost base of any major airport in Australia. Sydney and Brisbane’s passenger charges are 52% and 63% more expensive. Melbourne Airport’s charges are also locked in until 2012.

Melbourne Airport continues to invest in significant capital works projects to cater for the rapidly growing market and deliver future capacity for growth. Stage one of the airport’s $330m international terminal expansion was completed at the end of 2009 providing passengers a world-class facility and more A380 compatible boarding gates.

2010 Türk Lale Festivali 18 - 19 Eylül’de

July 15th, 2010

Golden Directory
Baharın habercisi açan çiçektir. Melburn’da baharın müjdecisi ise Lale Festivalidir.

Haftasonu açık hava kültür şenlikleri şeklinde düzenlenen Türk Lale Festivali bu yıl 18-19 Eylül 2010 tarihlerinde “Turkish Weekend - Celebrating the Origin of the Tulip” teması altında Tesselaar Lale Bahçelerinde yapılacak ve böylece Melburn’da 6’ıncı Türk Lale Festivali gerçekleştirilecektir. Avustralya Türk Kültür Platformu tarafından düzenlenen festival, iki gün süresince Türkiye’den farklı renkler, sesler ve esintiler sunacaktır.

Türk Lale Festivali, Türk kültürünü müzik, folklor, geleneksel el sanatları, çeşitli sahne gösterileri ve Türk mutfağından mükemmel örneklerle tanıtmaktadır.

Son 5 yıldır yapılan festival, Avustralya Türk toplumu’nun yanısıra diğer toplumlar, komşu şehirler, Avustralya’nın diğer eyaletleri, hatta yurtdışından gelen binlerce ziyaretçinin Türkiye ve Türk kültürünü tanımasına vesile olmaktadır.

Festival, Türk kültürü ve sanatının başarılı bir şekilde tanıtılmasının yanı sıra Avustralya’da yaşayan diğer toplumlara lale çiçeğinin tarihi ve orijini anlatılarak tanıtıma katkı sağlamaktadır.

Türk kültürünün geleneksel unsurlarının çağdaş örneklerle birlikte sunulacağı festival kapsamında Türk motif ve desenleri sergisi, uygulamalı Hat, Ebru, Minyatür ve Tezhib sanatları, bir devre adını vermiş lale’nın tarihi gibi tanıtıcı proğram, film gösterisi, sergiler ve çocuklar için etkinliklere yer verilecektir.

Festival meydanında kurulacak hediyelik eşya satış çadırlarında, Türk kültüründen hediyelik eşyalar satışa sunulacak.

Türk mutfağından örnekler, Türk tatlı ve kahvesinin tanıtıldığı ve satıldığı çadırlar, Türk Kültür çadırları, Türkiye tanıtımın çadırı Lale Festivali’nın önemli çadırları arasında yer alacaktır.

Festivalde yer alacak Türkiye Tanıtım çadırı Vision Tours Seyahat Firması ise indirimli uçak biletleri ile hem Türkiye’ye seyahati özendirmiş, hem vatandaşlarımızın ayağına servis getirilmesine yardımcı olacaktır.

Japon Grubu “Association of New Elderly Inc” gönüllüleri festival boyunca renkli Japon Origami kağıtlarından laleler yaparak festival ziyaretçilerine hediye edeceklerdir.

Festival, Türkiye Cumhuriyeti Tanıtma Fonu ve Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu tarafından ana sponsorluklarla desteklenirken Avustralya Çokkültürlülük Vakfı, Vision Tours, PrintMode ve Altın Rehber firmaları tarafından da desteklenecektir.

Geçmiş yıllarda festival,  Avustralya’nın prestij gazetlerinden The Age gazetesinde tam sayfa yer almış, Qantas uçak şirketinin uçuşlarında reklamı yapılmış, birçok Avustralya ve etnik kökenli radyo ve gazetelerde duyurulmuştur.

Türk Lale Festivalinin başarılı geçmesi ve tanıtıma katkı sağlayacağını düşündüğümüz bu faaliyetten arzu edilen olumlu sonuçları alabilmemiz için toplumumuzun desteği büyük önem taşımaktadır.

Festivalle ilgili olabilecek bilgi taleplerinizi Festival düzenleme Komitesinden Hilkat Özgün’e 0401 385 606 nolu telefon numaralarından iletmeniz mümkündür.

Çifte Bayram Yaşanacak

6. Türk Lale Festivalinin Ramazan Bayramı’nın bir hafta sonrasına denk gelmesi  nedeniyle Türk toplumu çifte bayram havası yaşayacak. 18 ve 19 Eylül Cumartesi ve Pazar günleri Bayram şenliğine dönüşecek olan festivalde Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, pop müzik ve enstrümantal olmak üzere canlı performanslar yapılacak. Bayramın kültürümüzdeki anlamı yabancı konuklara anlatılacak.

Festival Türk Toplumu’nun bayramlaşması ve bayram havasında bir gün geçirmesi için de vesile olacak. Festival tarihlerini şimdiden takviminize kaydetmenizi, etkinlikler hakkında her kültürden dostlarınızı bilgilendirmenizi saygıyla bekliyoruz.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Sanatçılar geliyor

Festival kapsamında Geleneksel Hat, Ebru ve Tezhib sanatlarını uygulamalı olarak sergilemek üzere Hat tarihini üzerinde çalışmalar yapan Dr Süleyman Berk, Ebru sanatının ileri gelen temsilcilerinden Esengül İnalpulat, eserleri ve Yayınları ile Türkiye’de isminden en çok bahsedilen ve Rotary Kulüp tarafından “En Başarılı Kadın Sanatçı” ünvanını alan Tezhip Sanatçısı Dr. Münevver Üçer ve Hat Sanatçısı Ahmet Depeler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğinde Melburn’a geleceklerdir. Minyatür sanatını Avustralya’da başarı ile tanıtan sanatçılarımızdan Gülay Pelin ise Sidney’den katılacaktır. Sanatçılar, festival süresince sanatlarını izleyiciler önünde uygulamalı olarak icra edecekler.

Geleneksel el sanatlarımızı yakından tanımak isteyen festival ziyaretçileri için düzenlenecek Workshop çalışmalarında, Ebru, Hat, Minyatür ve Tezhib sanatlarının ne olduğu, tarihi, malzemeleri hakkında bilgiler aktarılacak, katılımcıların uygulama yapmaları sağlanacaktır. Workshop çalışmalarına bireysel olarak katılmak isteyenlerin festival günlerinde Geleneksel El Sanatları çadırlarına isimlerini yazdırmaları gerekmektedir.

Festivalde Zengin Program var

6.Türk Lale Festivaline Melburn’da eğlencenin vazgeçilmez müzisyen ve topluluklarından Grup Ezgi, Solo Porque, Özden Işıkser,  Zevku Seda Türk Müziği Korosu, Buray, Salih, Orhan, Grup Mozaiq, Çağlayan / Tamer, Neyzen Burkan ve Karadeniz Folklor Ekibi şu ana kadar katılacağını bildiren gruplardır.

2005’den günümüze Lale Festivali Başarısı

Avustralya Türk Lale Festivali Türkiye dışında yapılmış en büyük Türk Lale Festivali olma özelliği taşımaktadır. İstanbul Uluslararası Lale Festivali’nden bir yıl önce başlamıştır.

Lale Festivali, ülkemizi tanıtım adına özel bir önem taşımaktadır.  Avustralya’da yaşayan diğer toplumlar lalenin ana vatanını Hollanda olarak bilmektedirler. Festival ziyaretçileri lale bahçelerinde Türk etkinliklerini gördüklerinde hayretle bunun anlamını sormaktadırlar. Lalenin ana vatanının Türkiye olduğunu öğrenen festival ziyaretçilerinin Türk kültürüne ve Türkiye’ye olan ilgisi artmaktadır.  Avustralya’da yapılan turizm tanıtım kampanyalarının yanı sıra Lale festivali benzeri etkinliklerin, Türkiye’ye gidecek olan Avustralya’lı turist sayısının artmasında çok önemli bir etkisini olmaktadır.

Avustralya Türk Kültür Platformu öncülüğünde 2005 yılında ilki yapılan Festival bilgileri Avustralya Çokültürlülük Vakfı desteğiyle UC Printing Pty tarafından Avustralya ilkokullarında yardımcı kitap olarak okutulmak amacıyla “Turkish Delights - Traditional Music and Dance” adı altında kitap olarak basılmıştır. Festivallerin üstün başarısı nedeniyle bu kitaba olan ilgi artmış ve kitap Avustralya, Kanada, İrlanda, Yeni Zelanda gibi birçok ülkede yardımcı ders kitabı olarak okutulmaya başlanmıştır.

Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu her 3 ayda bir yayınlanan ve Avustralya’nın tüm şehirlerine dağıtımı yapılan VMC dergisinde defalarca festival etkinliklerine fotoğraflarla geniş yer vermiştir.

Geleneksel Türk Lale Festivali, 2008 yılında Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu tarafından “Çokkültürlülük İlişkilerinde Üstünlük Ödülleri” katagorisinde değerlendirilerek “Kültür Mirası” ödülünü almıştır. Bu ödülün değerlendirmesinde Avustralya’nın Viktorya Eyaletine çokkültürlülük alanında verilen servis önemli rol oynamıştır. Genel Vali Prof David de Kretser’in ev sahipliği yaptığı ödül töreninde Viktorya Başbakanı John Brumby Kültür Mirası Ödülü’nü Avustralya Türk Kültür Platformu adına Başkan Hilkat Özgün’e takdim etmiştir.

Festival, Viktorya eyaletinde 12 büyük etkinlik arasına girerek Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu’nun 2010 takviminde yer almıştır.

Avustralya Türk Lale Festivali etkinliklerini konu alan bir yazı ve fotoğraflara TÜRSAB (Uluslararası Seyahat Acentaları Birliği) dergisinin 2010 Nisan sayısında geniş yer verilmiştir.

Hilkat Özgün, Avustralya Türk Lale Festivali konusunda konuşmacı olarak Ankara ve İstanbul’da yapılan Lale Sempozyumlarına davet edilmiştir. Özgün, konuşmasında ayrıca Avustralya ve Avustralya’ya Türk Göçü, Türk Toplumu’nun Avustralya’da Başarıları konularına değinmiştir.

Dr Munevver Ucer

The Light in Winter - Gift of Light

June 19th, 2010

The Light in Winter is Federation Square’s annual winter festival and celebration of community life for Melbourne centred around light. The festival brings together artists, designers and communities to explore their ideas of light, enlightenment and hope. A centrepiece of the program was the Solstice Celebration, on Saturday, 19 June closest to winter solstice.

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Gift of Light

Türk - Japon Dostluk Yılı kutlandı

June 16th, 2010

Avustralya’nın Melburn şehrinde Türk - Japon Dostluk Yılı coşkuyla kutlandı.

Avustralya’da Türk - Japon Dostluk Yılı kutlama projesi, 2010 yılının Türkiye’de Japon Yılı ilan edilmesi üzerine Avustralya Türk Kültür Platformu kurucusu Hilkat Özgün ve Japon Yaşlılar Derneği sekreteri Mari Heazlewood’un ortak çalışmaları ile başlatıldı.

Turk - Japan

Proje kapsamında Japonya Dışişleri Bakanlığı’nın izni ile 2010 Japon Yılı logosu kullanıldı. Projenin amacı, Avustralyalı dostlarımızın ülkemizin ve dost ülke Japonya’nın kültürlerini daha yakından tanımalarını sağlamak, ülkemize turizmi özendirmektir.

Avustralya’da 2010 yılının ‘’Türk - Japon Dostluk Yılı‘’ olarak kutlanmasından dolayı her iki ülkenin geleneksel müzik motiflerinin sunulduğu bir konser düzenlendi. Konser, Melburn şehir merkezinde, kültürlerin buluşma merkezi olarak bilinen, ünlü Federasyon Meydanı BMW Edge konser salonunda yapıldı. 14 Haziran 2010 günü gerçekleşen konser, Melburn’un en büyük festivallerinden biri olan  2010 Melburn Işık Festivali kapsamında yer aldı. Konserde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu Sema Gösterisi, Japon Davul Ekibi, Geleneksel Japon Dansları ve Japon müzisyenleri sahne aldı.

Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından gecenin anısına yaptırılan seramik heykel konsere Japonya’dan katılan Japon Yaşlılar Derneği Başkanı 99 yaşındaki Dr Shigeaki Hinohara tarafından Melburn Başkonsolosu Aydın Nurhan’a takdim edildi. Başkonsolos Aydın Nurhan Türkiye’den gelen bir çini tabağı Dr Hirohana’ya hediye etti.

Semazenler Avustralyalıları büyüledi

turk-japon-01.JPG

turk-japon-03.JPG

Melburn Federasyon Meydanı BMW Edge konser salonunda düzenlenen Türk - Japon Ortak etkinliğine Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu 10 kişilik bir ekiple katıldı. Melburn’da yaşayan tüm etnik grupların yoğun ilgisini gören grup etkinlik kapsamında bir Sema programı sundu.

Sema gösterisi eşliğindeki Türk Tasavvuf Müziği ile Japon müziği ve danslarının buluştuğu konser, Türkiye ve Japonya kültür ve dostluk gecesi olarak damgasını vurdu.

turk-japon-02.JPG

Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nda 4 kişilik sema heyeti, 6 kişilik Kudüm, Ney, Tanbur ve Viyolonsel gibi müzik aletleriyle birlikte müzisyenler grubu yer aldı. Grup, Sema gösterisi izleyenleri adeta büyüledi.

turk-japon-09.JPG

turk-japon-10.JPG

turk-japon-11.JPG

Mevlana’nın “Gel, gel, ne olursan ol yine gel” mesajı BMW Edge konser salonunda yaşatıldı. 248 değişik ülkeden  gelen 289 ayrı dili konuşan ve 128 ayrı din’e inanan farklı kültürler bu konserde aynı salonda buluştu. Mevlânâ’nın yüzlerce yıldır hiç durmadan verdiği barış ve diyalog mesajı, Türkiye’den binlerce kilometre uzaklıkta bulunan Avustralya’lıları kendine hayran bıraktı.

turk-japon-12.JPG

turk-japon-12-.JPG

Programa Melburn Başkonsolosu Aydın Nurhan, Japonya’nın Melburn Başkonsolos yardımcısı Yasufumi Kotake, Japon Kültür Ateşesi Tsuyoshi İsaka, çeşitli ülke başkonsolosları, milletvekilleri, Viktorya Çokkültürlülük Komisyonu yetkilileri ile çok sayıda yerli ve yabancı vatandaş ve dernek temsilcileri katıldı.

Gösteri sırasında birçok Avustralya’lı, sema gösterisini cep telefonu ve fotoğraf makineleriyle kayda aldı. Sema gösterisini çok beğendiklerini ifade eden Avustralya’lılar, ilk kez izledikleri sema gösterisinden çok etkilendiklerini ve tekrar izlemek istediklerini belirttiler.

Semazenler eşliğinde söylenen ilahileri keyifle dinleyen izleyiciler, sema ekibinin düzenlediği proğramı büyük ilgi ile izledi. Sema ayinini dikkatle ve hayranlıkla izleyen izleyiciler en çok semazenlerin uzun süre başı dönmeden ve yorulmadan kendi etrafında dönebilmesine şaşırdı.

Bir izleyici “Sözlerinden birşey anlamadım. Fakat dinlerken ve dönen Semazenleri izlerken o kadar etkilendim ki sanki onlarla birlikte ben de döndüm. Ruhum birşeylerden arındı. Kendimi onlarla birlikte uçuyormuş gibi hissettim. Müzik sanki yıllardır dinlediğim müzik, dans ise benim dansımdı. En kısa sürede Konya’ya gidip Sema proğramını orada izleyeceğim” diyerek duygularını dile getirdi.

turk-japon-04.JPG

turk-japon-05.JPG

turk-japon-06.JPG

turk-japon-07.JPG

turk-japon-08.JPG

turk-japon-13-.JPG

turk-japon-14.JPG

Beklentilerin üzerinde ilgi gördük

turk-japon-13.JPG

Konya Tasavvuf Müziği Topluluğu Başkanı Mehmet Öztorun, Avustralya’dan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gelen talep doğrultusunda Avustralya’ya geldiklerini belirtti. Öztorun, “Avustralya’ya 3.kez geldik. Her defasında beklenilenin üstünde ilgi gördük.  Yapılan işin mahiyeti ve etkinliğin amacı bizim için çok önceliklidir. Avustralya Türk Kültür Platformu’nun Japon Toplumu ile birlikte oluşturduğu 2010 Türk – Japon dostluk yılı organizasyonu ve Japon gruplarıyla aynı sahnede birşeyler paylaşacak olmamız, onların kendi kültürleri, bizim kendi kültürümüzle ilgili birşeyler sunacak olmamız hoşumuza gitti. Memnuniyetle geldik” dedi.

Öztorun, çok kültürlü bir izleyici topluluğuna hitap eden ve çok beğenilen proğramlarıyla ilgili olarak “Sahne bizim işimizi ortaya koyduğumuz en önemli yerdir. Bir yere görevli olarak adım attığımızda biz sadece sahneye kendimizi endeksleriz ve programımızı en güzel şekilde yapmaya gayret ederiz. Çünkü temsil ettiğimiz bir Bakanlığımız, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı var. Onun da ötesinde koskaca bir kültür var. Melburn’da elit bir kitlenin, seyirci olarak hakikaten saygın bir kitlenin, değişik kültürlerden, değişik coğrafyalardan gelmiş insanların bizi izlemesi ve onlardan aldığımız pozitif enerji bizi çok etkiledi. Bizi canla başla, ruhlarıyla ve hissederek dinlediler. Onu biz karşıdan çok iyi gözlemledik. Bu hem sema yapan arkadaşlarımızı hem saz icra eden hem de okuyan arkadaşlarımızı etkiledi. Etkileşim son derece güzeldi” dedi. Öztorun ayrıca, “Oraya gelen insanların muhakkak bir Hazreti Mevlana alt yapısı vardır. Hazreti Mevlana’nın eserlerinin çevrilmediği bir dil kalmamıştır. Gittiğimiz yerlerde Gel çağrısını almış insanlarla karşı karşıyayız” dedi.

Avustralya’da kendilerine gösterilen ilgi ve samimiyetten çok memnun olduklarını söyleyen Öztorun, uluslararası nitelikte planlanan ve gerçekleştirilen bu proğrama katılmaktan çok mutlu olduklarını belirtti.

Sanatçılar onuruna resepsiyon

turk-japon-15.JPG

turk-japon-16.JPG

turk-japon-17.JPG

Başkonsolos Aydın Nurhan, Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu ve Türk - Japon Dostluk Yılı kutlama komitesi onuruna  bir resepsiyon duzenledi. Çok sayıda Japonya’dan misafirin de katıldığı gecede konusan Başkonsolos Nurhan, 2010 yılının Japonya ve Turkiye arasında kurulmuş dostluk ilişkilerinin 120. yılı oldugunu ve ilanihaye dostluk içerisinde devam etmesini istediklerini vurguladı. Gecede Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun hazırladığı bir müzik programı yer aldı.

turk-japon-18.JPG

turk-japon-19.JPG

turk-japon-20.JPG

turk-japon-22.JPG

Avustralya’lı Sanatçılar Ustalardan Görüş aldılar

Melburn’da sufi müziği icra eden Nefes Ensemble müzisyenleri  Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu müzisyenleri ile bir araya gelerek sufi müziği ustalarından görüş ve tavsiye alarak yararlanmayı da ihmal etmediler.

turk-japon-21.JPG

Mehmet Öztorun’la söyleşi

June 15th, 2010

Mehmet OztorunAvustralya ziyaretinizle ilgili duygularınızı alabilir miyim?

Memnuniyetle. Daha önceki yıllarda  yapmış olduğumuz ziyaretten dolayı Avustralya’yı biliyorduk. Avustralya ziyaretimiz topluluk içinde gündeme geldiğinde,  bu tanıma bizi rahatlattı ve yine böyle bir organizasyonun Avustralya’da olması hoşumuza gitti. Biz yaptığımız şeyleri dünya insanlarına sunmak isteriz. O cihetle Avustralya hakikaten uzak bir ülke, ama biz, bu döneme kadar çok uzun mesafeler katettik. Bir kez daha Avustralya’ya gitmek her zaman olduğu gibi ilgimizi çekti ve atladık geldik. Programın mahiyeti bizim için her zaman önemlidir. Ne yapılması gerektiği ve amacının ne olduğu bizim için önem taşır. Burada Avustralya Türk Kültür Platformu’nun oluşturduğu 2010 Türk - Japon Dostluk Yılı içerisinde olacağımız ve Japon gruplarla aynı sahneyi paylaşacağımız, onların kendi kültürlerini,  bizim kendi kültürümüzü yansıtan bir program sunacağımızı öğrenmemiz gayet tabii hoşumuza giden birşey oldu. Biz de bu sebeple memnuniyetle geldik. Buraya gelişimizdeki  karşılamanın sıcaklığı, önce telefonda sesini duyduğumuz daha sonra burada görüştüğümüz insanların samimi ilgileri ve hele hele bir sivil toplum kuruluşu ile devletimizin Başkonsolosluğunun müşterek hareketleri, birbirlerine son derece destek vermeleri bizim için gurur ve mutluluk kaynağı oldu. Burada bulunmaktan son derece memnunuz. Yaptığımız ziyaretlerin sonunda, içimizde memlekete dönüşümüzün, ailemize kavuşmamızın sevinci olur, ama aynı zamanda hafif bir burukluk yok desem de yalan olur. Bu ilgi ve samimi davranışlar bizi tabii ki çok gururlandırdı.

Avustralya diğer ülkelerden çok farklı bir yapıya sahip. Çokkültürlü bir ülke. Bu ülkede 289 değişik ülkeden gelen, 248 ayrı dili konuşan ve 128 ayrı dine inanan insanlar bir arada uyum içerisinde yaşıyorlar. Konserimizde birçok değişik kültürden izleyicilerimiz vardı. Sema Programı onları çok etkiledi. Duygularını bizlerle paylaştılar. Peki siz bu izleyicilere hitap ederken neler hissettiniz?

Sahne bizim işimizi ortaya koyduğumuz en önemli yerdir. Bir yere görevli olarak adım attıktan veya evimizden çıktıktan itibaren kendimizi sahneye endeksleriz ve gösterimizi en güzel şekilde yapmaya gayret ederiz; cünkü temsil ettiğimiz bir Bakanlığımız var, Türkiye Cumhuriyeti var, Türk halkı var. Onun da ötesinde üzerinde önemle durmamız gereken  koskoca bir kültür var. Bu bizim için son derece önemli. Tabii elit bir kitlenin karşısında sahneye çıkmak, hakikaten saygın bir kitlenin, değişik coğrafyalardan gelmiş insanların, değişik kültürlerden gelen insanların bizi izlemesi son derece keyif verici bir durum. Program esnasında onlardan aldığımız pozitif enerji ki biz bunu hissederiz, bizim sanatımızı mükemmel bir şekilde icra etmemizde çok etkilidir. Sanatta ve sahnede icracı olarak, o insanların yüzlerindeki ifadeden ne hissettiklerini hissedip icramızı ona göre yönlendiririz. Seyirci ile aramızda bire bir bir etkileşim olur. O etkileşim bu konserde son derece mükemmeldi. İnsanları gözümüzün önünden geçirdiğimizde hepsi kendi içerisinde, kendi kültürüyle veya kendi gelenekleriyle, kendi yaradılışları ile, mizaçları gereği bizimle beraberdiler. Bizi canı gönülden dinlediler. Bizi ruhlarıyla dinlediler. Hissederek dinlediler. Biz bunu karşıdan gözlemledik ve bu hem Sema icra eden arkadaşlarımızı hem okuyan arkadaşlarımızı etkileyen önemli bir noktaydı. O etkileşim son derece güzeldi.

İzleyicilerden gelen yorumlarda, müziği vucudumdaki en ufak hücrelere kadar hissettim diyenler, ağladım diyenler, sözlerinden hiç birşey anlamamama rağmen müzik beni alıp bir yerlere götürdü, Semazenlerle ben de döndüm, huzur buldum diyenler oldu. Bu duyguların yaşanmasına neden olan şey nedir sizce?

Oraya gelen insanların muhakkak bir Hazreti Mevlana alt yapısı vardır. Biz onu öyle sayıyoruz. Biz 2007 yılında Mevlana Hazretlerinin 800. yıl dönümünü kutladık. UNESCO tarafından Mevlana yılı ilan edildi. Fakat şunu çok iyi biliyorduk ki biz dünyanın neresine gidecek olsak, nerede biz semayı ayin eşliğinde ortaya koyacak olsak Hazreti Mevlana bizden önce oradadır. Bunun çok iyi farkındayız ve Hazreti Pir’in dünyada olmadığı, eserlerinin çevrilmediği bir dil kalmadığı aşikar. Bu açıdan hazır bir potansiyel var karşımızda. Yani Mevlana’yı tanıyan, Mevlana’yı bilen, Mevlana Felsefesini görmüş, internetten, televizyondan duymuş, O’nun Gel çağrısı mesajını almış insanlarla karşı karşıyayız. Türk müziğinin en büyük formlarında ayin icrası yapıyoruz. Bu formda Farsça güfteli. Onu insanların anlaması mümkün değil ama Hazreti Pir’e ait sözler. Orada bir şiirsellik zaten var. Onu melodilere döken bir bestekar var. Kendi içerisinde ve onu besteleyen bestekarın kattığı ruh var. Bu ikisi hamur olduğunda ve sema ile iş pekiştiğinde bir şekilde mistik havayı orada tenefüs etmemek mümkün olmuyor. İnsanlar da bunu hissediyorlar. Biz de bu durumu hissederek, bütün vucudumuzla, benliğimizle, ruhumuzla eserleri icra ettiğimiz için izleyicinin etkilenmemesi mümkün değil.

Sema proğramına gençlerin ilgisi oldukça fazlaydı. Gençlik bir arayış içinde mi acaba yoksa sahnedeki performans ve görsellik mi onları bu kadar etkiliyor?

Günümüz gençliğinin müzik tarzı ve tutkusu göz ardı edilemez. Bu bir gerçek. Gençlerin içlerinin kaynadığı dönemler. Onlar bugün dünyada popüler olan pop müzik, rap müzik tarzında şeyleri dinleyecekler. Bu tarz müzikle bir şekilde coşkularını, enerjilerini sarfedecekler. Bizim müziğimizle de bir durulma hali, belki kaşınmamış noktalarını kaşıma halini yaşayacaklar. Pop müziğinde coşku, rap’de başka duygularını tatmin ediyorlar. Ama dedik ya Hazreti Pir’in katkısı, desteği, mistik havasıyla insandaki etkisinden  bahsediyoruz. İnsan duygusal bir varlık. İnsanın yeryüzünde halifesi bu kadar büyük bir sıfat var. Onların da bu mistik müzikten etkilenmemesi mümkün değil. Bu hangi dinden, dilden ve ırkdan olursa olsun. Çünkü onun hitap edilmedik bir yerlerine hitap ediyor. O mistik havayı tenefüs edip, dolayısıyla huzura erme ve başka şeyler hissetmelerine vesile oluyoruz. O yüzden ilgi duyuluyor.

Japonya’ya gittiniz mi? İlgileri nasıldı?

Japonlar Türkleri seven bir toplum. Bu sizin buradaki etkinliğinizde de görülüyor. 2007’de Tokyo ve Osaka’da iki program yaptık. Son derece ilgiliydiler. Gayet güzel programlar yaptık.
Japonların bize tarihten bir sempatileri var. Bizi Türkiyemizde bile yalnız bırakmıyorlar. Her yıl Aralık ayında Konya’da binlerce Japon turist görmek mümkün. Hazreti Pir’in anma döneminde Konya’ya gelirler.

Konserde sizleri izleyen resmi bir yetkili burada Başbakan’ın her yıl düzenlediği çok önemli bir etkinlik için davet önerdi. Bu konuda ne düşünürsünüz?

Biz devlet bünyesinde, devlet ciddiyetinde kurulmuş bir kuruluşuz. İşimiz sabahtan akşama kadar mevlevi müziği, tasavvuf müziği ve Hazreti Mevlana. Dolayısıyla her türlü organizasyon içerisinde görev almaktan onur duyarız. Bu açıdan da bağlı olduğumuz Kültür Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün bize gereken her türlü kolaylığı sağlayacağından eminiz. Şimdiye kadar hep böyle oldu. Beri tarafta zaten müdürlüğümüz ve şef arkadaşlarımız da buna sıcak bakıp organizasyonlarda gereken kolaylığı yaparlar. Biz de katkımızı sağlarız.

Sayın Mehmet Öztorun, son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Buraya gelişimizden son derece memnunuz, mutluyuz. Göstermiş olduğunuz samimi ilgiden son derece mutluyuz. Çok tecrübe ettiğimiz için bunu çok rahat söylüyorum. Dünyanın dört bir tarafına gittik. Bize olan yakınlıkları, ilgileri ve samimiyetlerini insanların artık yüzünden okur hale geldik. Burada o ilgi ve samimiyeti fazlasıyla gördük.
Yaptığınız işler uluslararası nitelikteki işler. Kırkbin pürüzün çıkabileceği işler. Siz bunları aşmışsınız.
Bakanlığım, müdürlüğüm ve şeflerimiz adına teşekkür ediyorum.
İlginizden, desteğinizden dolayı, böyle bir oluşum böyle bir program hazırlamanızdan dolayı son derece memnunuz. Yerini de bulduğu kanaatindeyiz.